Maraş Pazarcık’ta Elif Ana Türbesi ve Mehmet Baba heykeline yönelik yakma girişimi, Düzgün Baba Mekânı’nda gerçekleştirilen tahribatın hemen ardından gelen ikinci halkadır. Kutsal nişanelerin, ayak izlerinin ve inancımızın ortak mekânlarının hedef alınması tesadüf değildir; bu saldırılar sistematik bir inanç ve kültür düşmanlığının ürünüdür.
Aynı zamanda bu saldırılar, iktidarın tek tipleştirici, asimilasyon odaklı ve kutuplaştırıcı dilinin; farklılıklara göz kapatan anlayışının bir sonucudur.
Yol Erenleri olarak açıkça belirtiyoruz:
Bu saldırılar, Alevi toplumunun varlığına, tarihsel belleğine ve inanç özgürlüğüne yönelik doğrudan bir tehdittir. Hiçbir kutsal mekân, hiçbir emanet nefretin, cehaletin ve karanlığın hedefi olamaz.
Defalarca ifade ettiğimiz gibi Alevilik, zulme karşı direniştir. Yüzyıllardır korunan erkânımızı, nişanelerimizi ve kutsal mekânlarımızı savunmak bugün hepimizin ortak sorumluluğudur.
Yol erenlerimize, analarımıza ve kutsallarımıza el uzatamazsınız!
Yetkilileri derhal harekete geçmeye; faillerin bir an önce tespit edilerek adalet önüne çıkarılmasına ve inanç merkezlerinin korunması için somut adımlar atılmasına çağırıyoruz.
Demokratik kamuoyunu, insan hakları savunucularını ve vicdan sahibi herkesi bu saldırıların gerçek niyetini açığa çıkarmaya, saldırılar karşısında net bir tutum almaya çağırıyoruz.
Ne Elif Ana’nın nuru aşkına, ne Düzgün Baba’nın hikmeti aşkına kutsallarımıza el sürülmesine izin vermeyeceğiz.
İnancımıza, mekânlarımıza, yolumuza, hafızamıza ve onurumuza sahip çıkıyoruz!
Çark kıran biziz, coşkun akan sel bizdedir; erkân ve yol bizdedir.
Yol cümleden uludur!

